Kaynak: Biochemistry,
L.Stryer
Prokaryot ve ökaryot pekçok hücre büyüme ve üreme için
gerekli azotun ele geçirilmesi bir sorundur. Tüm organizmalar amonyağı azotlu
organik bileşiklerine dönüştürürken (C-N bağlarına), sadece bir kısım
organizma, atmosferik azot molekülünden ve topraktaki nitrat (NO3)’tan
amonyağı sentezleyebilmektedir.
Amino asit, pürin, pirimidin ve diğer biyomoleküllerdeki azot
atomu, atmosferik azottan kaynaklanmaktadır. N2’nin NH3’e
indirgenmesine azot fiksasyonu adı verilir; bu dönüşüm bazı bakteriler ve mavi
yeşil alglerce (siyanobakter) gerçekleştirilir. Topraktaki nitratın
indirgenmesi ise, bitkiler ve mikroorganizmalarca yapılır.Biosferde azotun
inorganik ve organik biçimleri arasında bir denge vardır. İnorganiğin organiğe
dönüşümü, azot fiksasyonu nitratın nitrite indirgenmesiyle başlar. Bu oluşum
katbolizma ve denitrifikasyon ve çürüme ile dengelenir.
N fiks eden
![]()
![]()
Bakteriler tüm organizmalar tüm
oraganizmalar
Azot Amonyak Amino asit protein,DNA,RNA
Denitrifiye
eden Niklotit, aminoşeker karmaşık polisakkaritler ve
![]()
Bakteriler Birçok bitki Koenzim porfirin Fosfolipitler
Nitrosomonas ve
bakteriler
![]()
Nitrit
Nitrobakter Birçok bitki ve bakteriler
Nitrat
Bu mikroorganizmaların bazıları, örneğin rhizobium
bakterileri, legümen bitkilerin köklerinini işgal ederek kökte nodüller oluştururlar.
Bu nodüllerde azot fiksasyonu gerçekleştirilerek, bitkiler ve bakterilere azot
kazandırılır. Diazotropik mikroorganizmalarca fix edilen N2’nin
miktarı yaklaşık yılda 1011 Kg kadardır; bu miktar dünyanın yeni fix
edilen azotunun %60 kadardır. Şimşek ve uv radyasyonu %15 ve endüstriyel
süreçlerden de %25 oranında fixasyon gerçekleştirir.
N≡N bağı 225kkal/mol kimyasal atağa karşı rezistansdır. Lavoisier azot adını verirken ‘‘without life’’ yaşam yok anlamında isimlendirmiştir. 1910 yılında Fritz Haber azotun fiksasyonu için bir endüstriyel süreç oluşturmuş olup, hala gübre fabrikalarınca kullanmaktadır.
N2 + 3H2 à 2NH3
N2’nin fiksasyonu tipik olarak 500ºC ve 300
Atm basınç altında demir katalizörlerin olduğu ortamda yapılmaktadır.
N fiksasyonunun biyolojik süreci çoklu redox
merkezleri olan bir karmaşık enzimi
gerektirir. 2 Proteinden meydana gelen nitrogenaz kompleksi, bu transformasyonu
gerçekleştirir:.
a.Redüktaz,
indirgen gücü olan elektronları sağlar. b.Nitrogenaz,bu elektronları N2’nin
NH3’e indirgemekte kullanır.
İndirgenmiş
ferrodoksinden elektronlar
![]()

N2
Redüktaz Nitrogenaz
(Fe protein) (Mo Fe Protein)
NH3
ATP ADP+Pi
Redüktazdan nitrogenaza elektronların transferi,
redüktazca gerçekleşen gerçekleşen ATP hidrolizi ile bağlaşıktır. Nitrogenaz
kompleksi O2 inaktivasyonuna oldukça hassastır. Legümen bitkilerin
(soya fasulyesi) kök nodüllerinde hemoglobin benzeri bir yapı olan
leghemoglobin O2’ni bağlayarak serbest oksijeni minimum düzeye
indirirler.
N2’ni NH3’e indirgenmesi bir 6
elektron süreçtir.
N2 + 6e- + 6H+ à 2NH3
Ancak redüktaz mükemmel değildir. NH3
yanında H2 de meydana gelir. Böylece 2 elektron verilmesi gerekir.
N2 + 8e- + 8H+ à 2NH3 + H2
Pek çok azot fix eden mikroorganizmalarda 8 yüksek
potansiyel elektron indirgen ferrodoxinden gelir. Hatırlanacağı gibi
kloroplastlarda FS I’in eylemi ile indirgen feerodoksin oluşturulmaktaydı. Bir
diğer şekilde de indirgenmiş ferrodoksin oksidant süreçlerle de
oluşturulabilir. Nitrojen fixasyonu enerjetik yönden oldukça pahalıdır.
Her N2 indirgenmesi en az 16 ATP hidrolizini gerektirir.
N2+8e-+8H++16ATP+16H2Oà2NH3 +H2
+16 ADP+16Pi
Kompleksin hem redüktaz hem de nitrogenaz bileşikleri
Fe-S proteinleridir. Fe inorganik sülfüre ve sistein biriminin sülfürüne
bağlıdır. Redüktaz bir Fe proteinidir; 30 kd eş-altbirimleri olan bir dimer
yapı (2 eş altbirim her biri 30kD’luk)olup, (4Fe - 4S) demetiyle köprü
oluşturur. Redüktazın rolü, yüksek potansiyel vericiden (indirgen ferrodoksin)
nitrogenaz kompleksine elektronları transfer etmektir. ATP bağlanması ve
hidrolizi, redüktazı nitrogenaz bileşenine yaklaştıran bir konoluşum değişimini
tetikler; ve böylece elektronların azot
indirgen merkezine naklini sağlar.
Kelebeğe benzer bir şekli olan
redüktazın elektron taşınmasında önemli rolü vardır.
Nitrogenaz bileşeni α2β2
tetramer (240 kd) olup, burada altbirimler birbirlerine aldukça benzer.
Elektronlar α β içyüzeyine yerleşik P-demet kesiminden girerler. Bu
demetler 8 demir atomu ve 8 sülfür atomundan oluşur. İndirgen halde her demet,
merkez sülfür atomuna bağlı iki 4Fe-3S kısmen küpik olan bir biçim alır. Her
demet protein 6 sistein biriminden bağlanır. Elektronlar P demetinden FeMo
kofaktörüne akar. Bu demet içinde molibdenyum bulunduğu için MoFe proteini adı
da verilir. Fe Mo kofaktör 3S
atomla bağlı iki (M-3Fe 3S)
demetlerinden oluşur.
Mo bir demette bin m yerini, Fe ise diğer yeri işgal
eder. Fe Mo-kofaktörü azot fiksasyon yeridir. N2’nin bu kofaktörün
merkez kavitesine bağlandığı sanılmaktadır. Çoklu Fe-N etkileşimlerinin oluşumu
bu kompleksde N≡N bağını
zayıflatır ve sonunda indirgenme için bir aktivasyon engeli azaltılmış olur.